|
|
Sellülit ve Tedavisi
Sellülit nedir ?
Bölgesel yağ fazlalığının adı sellülit değildir. Doğrusu
derideki portakal kabuğu görüntüsünün sellülit olarak
adlandırılmasıdır. Portakal kabuğu dışında yatak şiltesine de
benzetilir. Estetik sorun olarak görülen sellülit aslında sağlık
açısından da konuşulması gerekir. Bedenimize verdiğimiz
stres,hasar ve yılların birikiminin işaretidir. Özellikle uyluk
ve kalçada sellülit oluşumu çok kolaydır. Çünkü bu bölge
metabolik hareketin en düşük olduğu yerdir. Ayrıca, özellikle bu
bölgelerde yoğun olarak bulunan LPL adlı enzim yağın tutulmasına
neden olur. Bu bölgelerde mikrodolaşımın bozulması ile birlikte
sellülit görülmeye başlar. Bedenimizi besleyen damarlar örümcek
ağı gibi tüm bedenimizi sarmış kapiller denilen mikro
damarlardır. Günde 20 litre besleyici sıvı gözle gözükmeyen bu
damar ağlarından dışarıya sızar. 18 litresi ise geri emilir.Bu
emilen miktarda çok küçük hücre artıkları bulunur. Kalan 2
litreye ne olur? Bu geride kalan sıvı içinde damarlara tekrar
giremeyen özellikle protein gibi büyük maddeler yer alır. Bu,
lenfatik dediğimiz ak kan damarları tarafından uzaklaştırılır.
Mikro dolaşımın bozulması durumunda ise artıklar birikmeye
başlar,biriken artıklar durumu giderek kötüleştirir. Dokular
sağlıklı beslenememeye başlar. Özellikle metabolizmanın daha
kötü olduğu uyluk ve basen bölgelerinde doku yumuşak, pürüzsüz
özelliğini yitirir ve şişer. Ancak dikey bantların olduğu yerler
esnek değildir, deriyi çeker ve çukurlanmalara neden olur.
Ortaya çıkan görüntü tepeler ve vadilerdir ki bu sellülit olarak
adlandırılır. Özetle bölgesel yüzeyel yağ dokusunun
kalınlaştığı, mikrodolaşımın da bozulduğu durumlarda sellülit
oluşur.
* Sellülitin türleri nelerdir? Sellülitin iki
türü vardır. Birincil sellülit ve İkincil sellülit. Birincil
sellülit tamamen mikro dolaşımın eşlik ettiği yüzeyel yağ
tabakasındaki fazlalıkla birliktedir. Birincil sellülitin
evreleri vardır.En hafif evresi çimdik ya da basınç sellülitidir.
Bacak, bacak üstüne atıldığı zaman özellikle oluşan evredir.
Evre ilerledikce yatar durumda da görünmeye başlar. İkincil
sellülit ise yumuşak dokunun sarkması ile oluşur.
*
Kadınların tümü selülitle karşılaşır mı? Fark yaratan nedir?
Kadınların tümünün sellülitle karşılaşma olasılığı vardır. Çünkü
özellikle uyluk ve basen bölgesi yüzeyel yağ tabakasında bulunan
küçük yağ bölmeleri oluşturan dikey bantlar kadınlarda bulunur.
Erkeklerde ise bu bantlar çapraz düzenlenmiştir. Bu nedenle
erkekler sellülite dirençlidir. Ek olarak kadınlarda düşük
metabolik hareketlilik durumun oluşmasına katkıda bulunur. Deri
kalınlığı ve direncide sellülitin görünmesinde rol oynar. Sorun
altta devam etse de dirençli ve kalın deri sellülit,
göstermeyebilir. Ancak her kadın sellülit adayı olmasına rağmen
bantların bulunduğu yağ tabakasında mikrodolaşım iyi ise
sellülit gözükmez.
* Selülit oluşumu açısından riskli
meslekler var mı? Aynı pozisyonda oturma gerektiren tüm
meslek grupları risklidir. Sabit ve kötü oturma pozisyonu
mikrodolaşımı bozar. Bir bakıma sellülit meslek hastalığıdır.
• Selülit oluşumunu hızlandıran davranışlar, beslenme
şekilleri nelerdir? Mikrodolaşımı aklımızda tutarsak sellülit
oluşumunu hızlandıran nedenleri kolayca bulabiliriz. En önemli
nokta stres olmasına rağmen, hareketsiz yaşam, dengesiz
beslenme, alkol,sigara ilk akla gelenler arasındadır. Bunların
etki mekanizmalarını kısaca açıklarsak; stresin damarlar üzerine
büzücü etkisi vardır, mikrodolaşımı bozar, dengesiz beslenme yağ
birikimini arttırır, suyun tutulmasına neden olur, sigara
damarları büzerek mikrodolaşımı bozar, ayrıca bedenin
antioksidan kapasitesini düşürür.
* Özellikle hangi
yaşlarda selülit görülür? Sellülit her yaşta görülebilir.
Ancak ileri yaşlarda sellülitin tipi ve nedeni değişmeye başlar.
İleri yaş sellülitinin adı ikincil sellülittir. Dokulardaki
sarkmaya bağlı meydana gelir.
• Neden sadece kadınlarda
görülüyor? Kadınlarda yüzeyel yağ dokusundaki bantların dikey
olması, metabolik hızlarının özellikle bazı bölgelerde düşük
olması sellüliti kadın sorunu yapıyor. Madalyonun birde diğer
tarafı vardır. Sellülite bağlı psikolojik sıkıntılar olaya eşlik
eder; alay edilme korkusu,öz saygıda düşme, bazı aktivitelerden
kaçınma, sellülitli bölgeyi sürekli kapama sıkıntısı,
istenildiği gibi giyinememe, sellülit tedavisi için harcanan
para ve zaman kaybının sıkıntısı
* Selülit neden
zayıflarda da görülüyor? Tüm beden zayıf olabilir, ancak
basen-uyluk bölgesi düşük metabolik hız nedeniyle hala yağ
içerebilir. Bu çok bölgesel yağ ile birlikte mikrodolaşımda
bozuk ise sellülit zayıflarda da görülebilir. Zayıflarda doku
sarkmasına bağlı, deriyi tutan bantlardan çevre dokunun sarkması
ile ikincil sellülit oluşur.
* Selülit oluşumunu
önlemenin bir yolu var mı? Önlemenin yolu mikrodolaşımı
artırmak ve korumaktır. Stresten uzak yaşam, gevşeyebilme, aynı
pozisyonda oturmaktan kaçınma,dengeli beslenme,spor,
alkol,sigara ve kafeinden uzak yaşam sellüliti önler.
•
Nasıl bir beslenme, spor ve yaşam şekli sellülite iyi gelir?
Beslenmede sellüliti yok eden mucize bir gıda bulunmuyor. Ancak
pek çok gıda ya da gıda desteğinin dolaylı olarak bir etki
taşıyacağı söylenebilir. Yiyecek piramidine göre davranılması en
doğru yaklaşım görünüyor. Piramidin en geniş bölümünde
sebze,meyve ağırlıklı beslenme bulunduğuna göre beslenme şekli
açıktır. Yangıyı arttıracak doymuş yağ içeren gıdalar,et,rafine
şeker olmamalı. Vitamin desteği konusu da belirsiz.
* Kahve selülit yapar mı? Bu ilginç bir konu. Antisellülit
kremlerin çoğunun içerisinde kahvenin etken maddelerinden kafein
var. Ancak aynı kafein ağızdan çok miktarda alındığında farklı
mekanizmalar ile sellülit oluşumuna zemin hazırlayabilir.
Adrenelin salınımını arttırarak mikrodolaşıma zarar verir.
Kafeinsiz kahve tercih edilmelidir.
* Sellülitle
mücadelede çok su içilmesi gerektiği söylenir. Suyun fonksiyonu
nedir? Kısmen doğru bir öneridir. Hidrasyon hali
dediğimiz bedeni nemli tutma durumu önemlidir. Hızla tüketilen
suyun idrar söktürücü etkisi vardır, bedende kalmaz. Tuzu
azaltmak önemlidir, çünkü tuzun su tutucu özelliği vardır ve
sellüliti arttırır. Alınan suyun birikimi sellülite zemin
hazırlar. İşlevi tamamlandıktan sonra idrarla atılmalıdır.
Önemli olan suyu işimize yarar şekilde almaktır. Özellikle çiğ
sebze ve meyve içerisinde bulunan su yavaş ve sürekli salınımla
bedenimize girer. Örneğin, domates % 95 su içerir. Birden ve
fazla içilen suyun yararı olmaz. Bedeni sulu tutmak, kanın
akışkanlığını arttırır, mikrodolaşıma katkıda bulunur ve idrarla
atık maddelerin daha kolay atılmasını sağlar.
* Her
sellülit tipi için uygulanan tedavi farklı mıdır? Her
sellülit türü için uygulanan tedavi farklılıklar gösterir. Önce
sellülitin tipi saptanmalı, ardından evreleri belirlenmelidir.
Diğer türlü kişi için zaman ve para kaybı olur.
* Selülit
gerçekten biter mi yoksa varolan tedaviler azaltmaya veya
görünümü düzeltmeye mi yöneliktir? Sellülit gerçekten
bitebilir. Ancak ileri evrelerde daha iyi hale getirmeyi
hedefleriz.Yaşam şeklini değiştirmedikce nüks riski vardır.
* Piyasada çok sayıda selülitle savaştığı söylenen yöntem
var. Yöntem seçerken nelere dikkat etmeli ? Yöntemlerin
çoğunun bilimsel dayanağı yoktur. Özellikle bir yöntemle
sellülitin giderildiğini söylemek; çok boyutlu bir konuya dar
bir pencereden bakmak anlamına gelir. Yinede bu yöntemler geçici
de olsa etki gösterebilir. Ancak bu etki dolaylı olup, soruna
doğrudan müdahale değildir. Örneğin: Bedeni sarmalayan
yöntemler, terleme ile geçici bir etki sağlasa da mikrodolaşımı
sonradan daha fazla bozabilir. Stresi azaltarak işlev gören
yöntemler arasına konabilir.
* Sellülitle mücadelede en
etkin yöntem nedir? Sellülitle mücadelede en etkin yöntem
Türk tarzı kesedir. Bu geleneksel uygulamaya gereken değer
verilmemiş görünüyor. Bugün batı tıbbı kese benzeri işlemleri (deriyi fırçalama, üst ölü tabakanın soyulması vb) sellülitte
etkin mücadele yöntemi olarak görüyor. Keseleme ile dökülen ölü
hücreler altında hapsolmuş daha sağlıklı deri ortaya çıkar. Kese
dolaşımı arttırır. Toksinlerin hem deriden hemde artmış dolaşım
ile atılmasını kolaylaştır
* Kremler gerçekten işe
yarıyor mu? Sellülit sorununa yaklaşım bütüncül
olmalıdır. Sorun çok boyutludur. Pek çok yöntemin kullanımını
gerektirir. Bedene yapılan rahatlatıcı masaj bile stresi
azaltarak dolaylı olarak selülitin tedavisinde yardımcı olur. Bu
bakış açısıyla pek çok işlem ve yöntem geçici ve dolaylı
etkilere sahiptir. Deriyi soyucu maddeleri içeren kremler
dolaylı olarak etki gösterir. Çok konuşulan aminofilin içeren
kremler ile ilgili firma çalışmaları dışında tarafsız bilimsel
çalışma henüz bulunmuyor.
* Güneşlenmek selülit oluşumunu
etkiler mi? Güneşlenmek sellüliti yalancı olarak örtebilir.
Deride oluşturduğu gerginlik ve renk koyulaşması sellüliti daha
az görünür kılar. Ancak güneşlenmek sellüliti arttırır. Güneş
hasarı derinin elastik liflerine zarar verir. Gevşeyen deriden
sellülit daha kolay görünür hale gelecektir. Sonuçta deri
altında sellülite neden olmuş bir hasar vardır. Bunun üzerine
güneş hasarının eklenmesi sorunu derinleştirecektir.
*
Mezoterapi sellüliti yok ediyor mu? Mezoterapinin sellülit
üzerine etkisi sınırlı ve genellikle geçicidir.
*
Karboksiterapi veya lipoliz (kimyasal) işe yarıyor mu?
Karboksiterapi ile ilgili hiçbir bilimsel kanıt sunulmamıştır.
Lipoliz ile yüzeyel yağ tabakasındaki yağın eritilerek
sellülitin azalması mümkündür. Ancak oda monoterapi dediğimiz
tek boyutlu yaklaşımdır.
Sellülit nasıl
tedavi edilir ?
Sellülit holisitk yaklaşımla
tedavi edilmelidir. Birinci basamak, sellülitin tipinin ve
evresinin belirlenmesidir. Ardından soruna yönelik tedavi
seçenekleri bir arada kullanılır.Yüzeyel yağ dokusu fazlalığı
için miniliposuction ya da lipoliz, sellülit bantlarının
subsizyon ile kesilmesi, doku sarkması var ise sellülit lift,mikrodolaşımı
arttıracak LPG ve lenfatik masaj, deri sıkılaştırıcı lazerler,
deri üstü için soyma işlemleri tedavi edici listede yer alırlar.
Elbette koruyucu önlemleri eklemek gerekir; dengeli beslenme,hidrasyon,
gevşeme teknikleri, yaşam tarzında değişiklikler, tonus
arttırıcı sporlar gibi
|
|